Arama

İslam’ın Batı Cephesi

Ön kapak Arka kapak

İslam’ın Batı’da bıraktığı silinmez izleri takip rehberi!

Satın Al

Kitap Özeti

Eski İslam coğrafyasına göre Mekke merkez sayılır, onun doğusunda kalan ülkeler “Maşrık”, batısında kalan ülkeler ise “Mağrip” diye anılırdı. İslam, başından itibaren mimaride, bilimde, sanatta, edebiyatta, astronomi ve felsefede Mağrip’te kutup oluşturmuş, her alanda Avrupa kültürünü etkilemiştir. Teknik bilgilerin ve sanatsal uyarımların yanı sıra, geniş boyutlu bir dizi ruhsal-düşünsel bilgilenmeler, felsefî eserler, tıp ve matematik, edebiyat ve teoloji bilgileri de aktarılmış ve İspanya’da İbranice, Kastilyaca ve Latinceye çevrilerek Avrupa düşünce dünyasını beslemiştir. Prof. Zeki Tez, İslam’ın Batı Cephesi’nde bu kültür etkileşiminin izlerini sürüyor.

711 yılında Berberî savaşçı Tarık bin Ziyad, emrindeki 12 bin kişilik bir Arap ordusu ile sonradan onun adını alarak “Cebelitarık” (“Tarık Dağı”) diye anılacak boğazdan Avrupa anakarasına geçti. İspanya topraklarına ayak basınca, Tarık bin Ziyad, geri dönüş umudunu kırıp askerlerini ölümüne savaştırabilmek için tüm gemilerini yaktırmış ve askerlerine, “Önünüzde düşman, arkanızda deniz…” diye hitap ederek, savaşıp Vizigot Kralı Roderik’in 70-100 bin kişilik kalabalık ordusunu yenmiştir. Yaklaşık 715 yılında İspanya tümüyle Müslümanların eline geçmiştir.

Endülüs uygarlığı, Arap kültürünün Avrupa kıtasını derinden etkilemesinin en önemli zemini olmuştur. O zamanlar dünyanın en ünlü üniversiteleri olan Kahire ve Bağdat üniversitelerini de aşarak birinci sıraya geçen Kurtuba Üniversitesi’nde felsefe, matematik, astronomi, simya ve tıp dallarında büyük bir etkinlik görülüyordu. Bilimleri, sanatı, edebiyatı ve felsefeyi ön plana çıkaran Endülüs uygarlığı, kimi yerde “Endülüs mucizesi” diye anılır ve Avrupa Rönesansı’nın ve Aydınlanma’nın kaynaklarından biri olarak gösterilir.

Sicilya ise, İtalya’ya ve Kuzey Afrika’ya yakın olan coğrafî konumu nedeniyle Doğu-Batı dünyası arasında önemli bir köprü görevini üstlenmiştir. O zamana dek Bizanslıların egemen olduğu Sicilya, 9. yüzyıl başında Ağlebî Hanedanı’nın (808-909) eline geçmiştir. İslam’ın orduları Sicilya’dan hareketle Roma önlerine kadar gelmişlerdi. Sicilya’da Arapların siyasal egemenliği, Müslümanların 827’de adaya çıkışlarından Normanlar’ın burayı ele geçirdikleri 1091 yılına kadar yaklaşık 250 yıl sürmüşse de İslâm kültürünün etkisi yaklaşık 400 yıl devam etmiştir.

Müslümanlar Sicilya’ya pamuk, keten, hurma, şekerkamışı, dut ve turunçgilleri tanıttılar, yeni sulama teknikleri getirdiler. Sonunda burada tekstil, şeker, ip yapımı, hasırcılık, ipekçilik, kâğıtçılık, ayrıca cam, seramik, mozaik, savaş makineleri ve silah yapımı, gemi inşası ve çeşitli madencilik etkinlikleri doğdu.

Ve çağlar boyunca Mısır… Bu bölüm, Mısır’ın Eskiçağ kökleri ve Nil nehri, Mısır piramitleri ve dikilitaşlar, Ortaçağ Mısır’ında el sanatları uğraşları, Fatımi dönemi Mısır’ı, Memluklar, Yeniçağ’da Mısır, Napoleon’un Mısır seferi, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın Mısır’ı başlıkları altında inceleniyor.

Elinizdeki kitap, İslam’ın Batı’da bıraktığı silinmez izleri takip etmeniz için harika bir rehber. “Her şeyi Batı’dan öğrendik” diyenlere de güzel bir yanıt.

Kitabı Paylaş

KİTABI PAYLAŞARAK ÇEVRENİZE HABER VERİN.

Prof. Dr. Zeki Tez

Prof. Dr. Zeki Tez

Yazar hakkında merak ettikleriniz…

Prof. Dr. Zeki Tez Kitapları

Bu kitabı 44 kişi görüntüledi.