Arama

Vitamin, Mineral ve Besin Takviyelerini Bilinçli Kullanma Kılavuzu

Kendini güçlü, zinde ve mutlu hissetmenin sırrı bu kitapta!

Prof. Dr. Metin Özata, Dr. Atilla Bektaş ve Barış Türköz’ün birlikte yazdığı Yaşamı Destekleme Sanatı kitabında vitaminler ve mineraller hakkında yer alan çok önemli 10 soru cevap buluyor… 

Vitamin ve Mineral Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Vitamin ve mineral eksikliklerinde sağlık sorunları genellikle yavaş bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Zaman içinde yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, tükenmişlik hissi gibi durumların yanı sıra başka şikâyetler de görülebilir. Bir sonraki aşamada çeşitli hastalık belirtileri ortaya çıkar. Vitamin ve mineral eksikliği giderilemeyecek kadar fazlalaşırsa, ölümle sonuçlanabilecek ağır klinik tablolar görülür. Gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda, küçük çocuklarda, yaşlı ve hasta kişilerde, aşırı spor yapan ya da efor sarf eden bireylerde, vitamin, mineral (mikro besin) olarak adlandırılan maddelerin yetmezliği daha sık görülür. Vitamin ve minerallerin kendine özgü değişik tipte eksiklik belirtileri vardır. Bu nedenle farklı türde hastalıklara sebebiyet verirler. A vitamini yetmezliğinde bağışıklık sistemi, gelişme süreci ve gece görüşü bozulurken, demir minerali eksikliğinde anemi, D vitamini eksikliğinde raşitizm, osteomalazi, osteoporoz, kas ve kemik ağrıları, B vitamini eksikliklerinde değişik tipte anemiler oluşur. Folik asit eksikliğinde megaloblastik anemi, B6 vitamini eksikliğinde mikrositik anemi, B12 vitamini eksikliğinde pernisiyöz anemi ve nörolojik dokularda bozulmuş miyelinizasyon nedeniyle hasarlar ortaya çıkmaktadır. Vitamin ve minerallerin çoğu metabolitik olaylarda koordineli şekilde birlikte hareket ederler. Örneğin kemik iliğinden kan yapımı için sadece demir minerali alımı yeterli değildir, folik asit, B12 ve A vitamini alımı da gereklidir. Diyetle alınan C vitamini demir mineralinin bağırsak emilimini artırarak yorgunluk, huzursuzluk, çarpıntı, saç dökülmesi ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi çeşitlilik arz eden sağlık sorunlarının giderilmesine yardımcı olur. Vitamin ve mineral eksikliklerinde hangi tür sağlık sorunlarının ortaya çıktığı, kitabın ilgili bölümlerinde detaylı olarak anlatılmıştır. 

Vitamin Eksikliğinin Safhaları

Vitamin eksikliği hafif dereceden ileri derece eksikliğe kadar değişik ve farklı tipte belirtiler gösterir. Hastalıkların ortaya çıkma süreci birbirinden farklı 6 evrede gerçekleşir:

3. ve 4. evreler arasındaki vitamin yetersizliğine, sınırda vitamin eksikliği denir.

En Sık Görülen Vitamin, Mineral Eksiklikleri

  1. Demir minerali eksikliği,
  2. D vitaminini eksikliği,
  3. Magnezyum minerali eksikliği
  4. B kompleks vitamin grubunu oluşturan vitaminlerde eksiklikler. Başta (B12, folik asit) olmak üzere,
  5. Kalsiyum minerali eksikliği,
  6. A vitamini eksikliği,
  7. İyot minerali eksikliği,
  8. Çinko minerali eksikliği,
  9. Potasyum minerali eksikliği,
  10. C vitamini eksikliği.

Özellikle yaşlılarda görülen kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko, boron gibi mineral eksikliklerinin yanı sıra D vitamini, B12 ve folik asit eksikliği de çok yaygındır. Yüksek tansiyon hastalığı olanlarda magnezyum ve potasyum eksikliğine sıklıkla rastlanır. Bu eksikliğin giderilmesi yüksek tansiyonlu hastalar için hayati derecede önem taşır. Telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı sakatlık gibi sağlık sorunlarına zemin hazırladığından ihmal edilmemesi gerekir

Vitamin-Mineral Eksikliğinin Başlıca Nedenleri

Ülkemizde ve dünya genelinde vitamin ve mineral yetmezliği çok yaygındır. Bu duruma yol açan başlıca sebepler şunlardır:

Fiziksel Şikâyetlerin Ön Planda Görüldüğü Vitamin ve Mineral Yetersizlikleri

İlave Vitamin Takviyesi Alınması Gereken Durumlar 

Vitamin, Mineral ve Diğer Besin Destekleri Konusunda Tavsiyeler

  1. Her şeyden önce bir gıda takviyesi kullanmaya karar verdiğinizde uzman bir kişi tarafından yönlendirilmeniz sizin için en iyi ve en doğru karar olacaktır. Böylece bilinçsiz kullanıcı yerine bilinçli bir tüketici olursunuz ve bu durum sağlığınız açısından büyük önem arz eder. Size uygun olan takviyeyi bir uzmanın seçmesi hem kullanacağınız üründen daha fazla verim almanızı sağlamış hem de sağlığınızı olası risklerden (ilaç etkileşimleri) korumuş olacaktır.
  2. Vitamin, mineral ve diğer bitkisel besin desteklerini güvendiğiniz, bildiğiniz eczane, aktar gibi yerlerden temin ediniz. Maalesef ülkemizde merdiven altı ürünler mevcuttur ve genellikle internet ortamında satılırlar. İnternet ortamından doğal besin takviyeleri satın alırken güvenilir ve bilinen firmaların ürünleri tercih edilmelidir.
  3. Uygun ortamlarda saklanmayan doğal besin takviyelerinin son kullanım tarihinin hiçbir önemi yoktur. Ancak talimatlara uygun ortamlarda korunan takviyeler için son kullanım tarihi geçerlidir.
  4. Ürünün kapağı sıkıca kapalı ve daha önce hiç açılmamış olmalıdır. Son kullanım süresinin uzun olmasına da ayrıca özen gösterilmelidir. Bu durum son kullanma tarihi yakın ürünlerin bozuk ya da çok hızlı bozulacağı anlamını taşımaz.
  5. Ürün kapağını çevreleyen plastik şerit koparıldıktan sonra kapağın altındaki emniyet kâğıdının dışarıya doğru şişkin bir yapıda olup olmadığı kontrol edilmelidir. Aynı durum blister şeklinde üretilen besin destek ürünleri içinde geçerlidir. Böyle bir durumla karşılaşılırsanız ürünü iade ediniz.
  6. Satın aldığınız ürünün güneş ışığına maruz kalıp kalmadığına dikkat ediniz. Güneş ışığına maruz kalmış ürünlerin ambalajlarında genellikle solmalar mevcuttur. Ürün seçerken, vitrinlere reklam amaçlı koyulmuş reyonlardan ürün almamaya özen gösteriniz. Bunlar genellikle günün belli saatlerinde güneş ışığına ve ısısına maruz kalan ürünlerdir. 
  7. Bazı besin takviyelerinin ağzı açıldığında kötü bir kokuyla karşılaşılabilir. Bu durum B vitaminleri, balık yağları, aminoasitler ve birçok bitkisel kaynaklı ürün için normal bir durumdur.
  8. Alınan ürün bitkisel kaynaklı ise içindeki madde standardize edilmiş olmalıdır. Standardize edilmiş ürün, tedavide kullanılacak bitkinin aktif maddesinin tedavi için belli bir ölçüde yeterliliği anlamını taşır. Ürünlerin etiket bilgilerinde bu durum belirtilir. Ancak bazı doğal kaynaklı ürünlerin standardizesi olmaz. Bunlara örnek: Spirulina, klorella, lutein, zeaksanthin, astaksanthin, karotenoid, Q10 vb ülkemizde üretilen bitkisel kaynaklı ürünlerin birçoğu maalesef standardize edilmemiş ürünlerdir. Bu durum ürünün kalitesini düşürmektedir. Standardize edilmiş ürünler, standardize edilmemiş ürünlere göre daha pahalıdır. Ancak sağlığa olumlu etkileri daha fazladır.
  9. Omega-3 balık yağı alırken özellikle EPA, DHA oranına bakmalısınız. Minimum değer, 1000 mg’lık bir balık yağı kapsülü için EPA 180, DHA 120 mg olmalıdır. Satın aldığınız omega-3 balık yağının trigliserid formunda olmasına dikkat ediniz. Etil ester formu olan omega-3 balık yağlarından uzak durunuz. Trigliserid omega-3 balık yağı denizlerdeki ve okyanuslardaki doğal balıklarda bulunan yağ ile aynı formdadır ve bu, insan sindirimine en uygun olan formdur, aç karnına alınsa bile mide sorunlarına yol açmaz ve asidik değildir. Pankreas enzimleri ile parçalanması ve sindirilmesi kolaydır. Etil ester omega-3 balık yağı ise deniz ve okyanuslardaki balıklarda doğal olarak bulunan omega-3 balık yağı ile aynı formda değildir. Aç karnına alınması halinde mide hassasiyetine yol açabilir. Pankreas enzimleri ile parçalanması ve sindirilmesi zordur. Etil ester formundaki omega-3 balık yağı sağlık açısından zararlı olabilen asidik formda bir yapıya sahiptir. Omega-3 balık yağı ile ilgili yapılan köpük bardak kandırmacası testlerinde etil ester formu omega-3 balık yağı kullanılmıştır. Poliüretan yapıda olan köpük bardağın ortadan ikiye ayrılmasını sağlayan, omega-3 balık yağının asidik yapısı olan etil ester formudur. Poliüretan köpük bardaklar için etil ester omega-3 balık yağı solvent yapıda, yani çözücüdür. Bahsedildiği gibi damarların içindeki plakları yok etmesi de mümkün değildir. Etikette porsiyon başına (serving size) 2-3 kapsül yazıyorsa, bunun anlamı 2-3 kapsül içinde bulunan miktar demektir. Farklı seçenekleri olan omega-3 balık yağlarının bağırsakta ve midede çözünen formları vardır. Bağırsakta çözünen ve birbirlerine yapışmayan formları 3-4 kat daha iyi emilir (clear enteric), kaplamalı formu mideyi rahatsız etmez. Ayrıca moleküler distilasyonlu, yani zararlı toksik maddelerden, (denizlerde bulunan ağır metallerden) arındırılmış saf olanları tercih edilmelidir. Mümkünse etiket bilgisinde IVO onayı ve mührü bulunmalıdır. Bunun anlamı, uluslararası onaylanmış saflık ve etki kontrolü için dünyanın en yüksek standartlarına uyan sertifikasyon programına tabi olmasıdır. En saf, en güvenli, çevre dostu omega-3 balık yağları IVO onaylıdır. Ayrıca omega-3 balık yağı alırken ürünün ön yüzündeki etiket bilgilerinde yazan miligramlar sizi aldatmamalıdır. Balık yağı satın alırken dikkat edilmesi gereken husus, balık yağı kapsülünün ön yüzünde yazan miligramdan çok içerdiği EPA ve DHA isimli yağ asitlerinin kapsül başına oranıdır. Bu değerler ne kadar yüksek ise o kadar avantajlıdır. Bunu bir örnek ile açıklayalım: Ön yüzünde 1000 mg yazan omega-3 balık yağı kapsülünün içindeki EPA-DHA miktarı toplamda 300 mg da olabilir, 900 mg da olabilir. Bunu ancak ürünün arka yüzündeki etiket bilgilerini okuyarak öğrenebilirsiniz. 
  10. Almak istediğiniz ürün ya da ürünler ile ilgili ön bilgi sahibi olunuz. Bulunduğunuz yerdeki aynı tip birkaç ürünü karşılaştırarak sizin için en uygun olanını tercih ediniz. 
  11. Satın aldığınız ürünün etiketinin altında farklı bir etiket olabilir. Böyle bir durumda, mümkünse orijinal etiket değerlerine bakınız. İki etiketin birbirleriyle aynı olup olmadığını kontrol ediniz. 
  12. Gıda takviyesi satın alırken eğer fiyat mukayesesi yapmak istiyorsanız, üretim teknolojisi, üretim yeri, etken madde içeriği ve içinde bulunan tablet sayısı gibi kriterleri göz önünde bulundurmanız gerekir.
  13. Ürün ağzı açıldıktan sonra içindeki pamuk çıkarılmalı ve bir an önce tüketilmelidir. Zira ürünün üzerindeki son kullanma tarihi ağzı açıldıktan sonra geçerli değildir. Son kullanma tarihi ağzı açılmamış ürünler için geçerlidir. 
  14. Gıda takviyelerinin bozulmasını önlemek için güneşten uzak, serin ve kuru bir yerde, ağzı sıkıca kapatılarak saklanması gerekir. Yaz aylarında sıcağın da etkisiyle araç içinde bırakılan ürünlerin kolayca bozulabileceği unutulmamalıdır. Kapağı açılan ürünlerin çok fazla bekletilmeden tüketilmesi önerilir.
  15. Bazı özel takviyeler hariç, diğer besin takviyeleri buzdolabında saklanmamalıdır. Buzdolabı nemli bir ortama sahiptir. Bu nedenle besin desteklerinin saklanması için uygun bir yer değildir. Probiyotik takviyesi kullanıyorsanız, kutuyu açtıktan sonra buzdolabında saklamalısınız. 

Besin Destek Ürünleri Kullanılırken Bilinmesi Gerekenler 

Yüksek Dozda Vitamin ve Mineral Almanın Zararları

Vitamin, Mineral ve Diğer Besin Destekleri Günün Hangi Saatinde Alınmalı?

Vitamin ve mineraller başta olmak üzere yüzlerce çeşit bitkisel ve hayvansal kaynaklı doğal besin desteği bulunmaktadır. Bu besin desteklerinin her birinin kendine özgü kullanım alanları, dozları, süreleri, aralıkları, etkileşimleri gibi dikkat edilmesi gereken birçok önemli husus mevcuttur. Besin desteklerinin doğal olması, zararsız ya da zararlı olduğu anlamına gelmez. Bilinçli bir şekilde kullanılmayan doğal besin destekleri diğer pek çok besin maddesi gibi yarardan çok zarar verebilir. Konusunda uzman bir kişinin yardımını almanız şüphesiz en doğru olanıdır. Böylece gereksiz sağlık riskleri alınmaz ve en yüksek düzeyde fayda sağlanmış olur. Doğal besin desteklerinin kullanım yelpazesi çok geniştir. Neredeyse bütün hastalıkların (istisnai durumlar hariç) tedavisinde ve önlenmesinde başarıyla kullanılmaktadır. Aynı zamanda yaşlanma geciktirici (anti aging) özelliklerinden dolayı sağlıklı insanların da sıklıkla tercih ettiği ürünlerdir. Kullanımlarındaki başarı oranları kişiden kişiye, hastadan hastalığa gibi birçok sebeple değişiklikler gösterebilir. Kullanıcılar için dikkat edilecek en önemli husus, kişiye özel en uygun desteklerin özenle seçilebilmesidir. Doğru ürün seçimi, uygun doz, doğru zaman, yeterli süre gibi faktörler de tedavinin başarısını etkileyebilecek önemli hususlardır. 

Sabah saatlerinde alınması uygun olan besin destekleri

Gıda takviyeleri ilaç olmadıklarından, dünyanın hemen her yerinde marketlerden dahi rahatlıkla temin edilebilirler. Gıda takviyesi kullanırken bazı önemli bilgileri hatırlamanızda yarar vardır. Genel olarak zihinsel, fiziksel ve performans artıran besin takviyelerinin sabah ve öğle saatlerinde kullanımı daha uygundur. Akşamüstü alınan, enerji artırıcı potansiyeli olan takviyelerin gece uykusuna olumsuz etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır. Kimyasal ilaçlar gibi (antibiyotik, antidepresan vb) tam saatinde alınması gibi bir mecburiyet yoktur. Sabah, öğle saatlerinde kullanımı daha uygun olan takviyelerin bir kısmı aşağıdaki gibidir.

Multivitamin, mineral destekleri, çinko minerali, L-tyrosine ve acetly L-carniten gibi aminoasit destekleri, her türlü mental ve fiziksel performansa etki edebilecek ürünler guarana, ginseng, bacopa, vinpocetine, ginkgo biloba, spirulina, klorella, kafein kapsülleri, yüksek miligramlı Q10 400-600 mg, zayıflatıcı ve enerji verici özellikleri olan tüm besin destekleri, özellikle spor yapanların sıkça tercih ettiği, antrenman öncesi kullanılan (pre-workout) tarzındaki besin takviyeleri örnek olarak belirtilebilir. Burada belirtilen ürünler sayısal olarak az olmalarına rağmen konuyla ilgili fikir sahibi olmanız açısından verilmiştir. Bir uzman tavsiyesi ile farklı zaman dilimleri arasında da kullanılabilir. Genel olarak sabah saatlerinde uykunuzu getirecek, aşırı sakinleştirecek ya da gevşetecek ürünlerin kullanımı doğru değildir. Bu tarz ürünlerin kullanımı konsantrasyon azalmasına ve enerji düşüklüğüne yol açarak iş performansınızı ve günlük aktivitelerinizi olumsuz etkileyecektir. 

Akşam saatlerinde alınması uygun olan besin destekleri

Akşamüstü ya da gece yatmadan önce alınacak olan gıda takviyelerinin gece uykusu üzerine olumsuz özelliklerinin bulunmamasına dikkat edilmesi gerekir. Kaliteli bir gece uykusu yaşam kalitenizi artıran en önemli faktörlerin başında gelir. Gevşetici etkileri olan, kasları rahatlatan, günün stresini azaltarak gece uykusuna yardımcı olabilecek ya da gece uykusu üzerinde olumsuz etkileri olmayacak besin takviyelerinin kullanımı ilk seçenekler olmalıdır. Kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi stres azaltıcı mineraller, melatonin, HGH gibi gece alınması gereken spesifik ürünler, valerian, kava kava, magnolia, passionflower extract gibi yatıştırıcı, sakinleştirici, gevşetici etkileri olan bitkisel destekler, gaba, theanine, tryptophan, glycine gibi hem stres ve kaygı düzeyini azaltan hem de uyku kalitesini iyileştiren aminoasit takviyeleri gibi desteklerin gece alınması doğru tercihler olacaktır. Buradaki önemli husus, gece uyku sürenizi azaltacak, uykusuzluğa neden olabilecek ya da sizi daha gergin hale sokabilecek özellikle kafein içerikli gıda takviyeleri, enerji içecekleri gibi ürünlerden uzak durmanız olmalıdır. Günün farklı bu iki zaman diliminde, sabah ve akşam kullanılacak ürünlerin tercihlerini doğru yapmak çok önemlidir. Doğrudan yaşam kalitenizi etkileyecek sonuçları olacaktır. Belirtilen süre dışında kalan zaman dilimlerinde farklı tarzlarda ürünlerin kullanılmasında herhangi bir kısıtlama ya da sakınca yoktur. Ayrıca bazı özel durumlar için doktorunuz size farklı zamanlarda farklı tarzlardaki ürünleri de kullandırabilir. 

İlham Alın

HAYYKİTAP TV VE SOSYAL MEDYADA BİZ
Kıyamet Öncesi Âlem Bilgisi -Dijital Virüs-
Hayal Ağacım Erguvan
Facebook Instagram Twitter