Arama

Hamido

Ön kapak Arka kapak

Meclisin son kabadayısı, ilk faili meçhulü.

Satın Al

Kitap Özeti

Ahmet Dinç’in kaleminden Hamit Fendoğlu, kısaca Hamido… “Komünistleri de bu çiğköfte gibi yoğuracağım,” demişti 1967’de Hamido… Aşiretler arasında arabuluculuk yapan lider oydu. Bir kabadayı olarak Malatya’da, Ankara’da raconlar kesti, paylaşılması gereken rantlarda söz sahibi oldu. Milletvekili olduğu yıllarda, fikirlerini beğenmediği vekilleri dövmek için meclis koridorlarında kovalayan oydu. Dövdüğü generalin kulağını ısırıp ısırmadığı çok tartışıldı. 1960 darbesinden sonra Yassıada’da yargılandı ve ceza aldı. Cezaevinde tuttuğu intikam listesindekiler ondan tek tek aman diledi. İsmet İnönü, tekrar milletvekili seçilmemesi için onu hapse attırdı ama o, İnönü’nün memleketinde ondan daha çok oy aldı. 1970’lerde Erbakan ‘parti kuralım’ dedi, Hamido ‘kadro yetiştirelim’ dedi, anlaşamadılar. Malatya belediye başkanlığını CHP’den aldığında, makamı zemzem suyuyla yıkattı.

İzollu aşireti Bulgurlu kolunun büyüğü Kör Hüseyin Ağa’nın uçsuz bucaksız çiftliğindeki biteviye sessizliğin ortasında başlayan hayatı, Malatya’da birkaç metrekarelik bir odada mükemmel hazırlanmış bir bombanın korkunç sesiyle son bulduğunda, geride vücudu bile kalmamıştı ama Hamido, gerçek anlamda bir efsane bırakmıştı ardında. Onun hayatı, cumhuriyet tahinin önemli bir tanıklığıdır aynı zamanda.

Hamido’nun hikâyesi, bir toprak ağası ve bir aşiret çocuğunun bazen komik, bazen trajik, bazen ibretlik ve bazen de hürmet edilecek bir var olma, büyük olma, faydalı olma mücadelesidir. Bu hikâye, perde önünde cereyan eden ulusal hadiselerin, güç ve iktidar kapışmalarının, ideolojik kamplaşmaların perde gerisine, taşraya yansımasının, oralarda yöresel aktörler çıkartmasının hikâyesidir. Bu hikâye bir yönüyle, kimliğini tam bulamamış, birçok kimliğin/kişiliğin ortasında, arafta kalmış bir kişiliğin arayış hikâyesidir. Hayatı boyunca hep tartışmaların, olayların odağında oldu Hamido. Halkın gözü önünde yaşadı; her şeyi, her işi herkesin malumuydu. Ancak ne kadar bilinse, tanınsa da, O’nun tipindeki çok yönlü aksiyon adamlarına has bir gizem, bir bilinmeyen taşırdı. Bu meçhul tarafı, O’nu hem ilgi merkezi, hem tartışma konusu yaptı; sevenleri tartışmayı, O’nu efsane boyutuna çıkararak, karşıtlarıysa kültürsüz, mafya/kabadayı karışımı kişilikli, şiddet yanlısı olduğunu işleyerek uçlara çektiler. Yaşadığı sürece odağında olduğu gizem ve meçhullük tartışması, ölümünden sonra da peşini bırakmadı. Fail(ler)ine dair en küçük bir iz bile bulunamayan bir cinayete kurban gitmesi, adının yanına bir yerlere “meçhul” kelimesini bu kez “resmen” ekletti. “Meçhul” O’nun sanki ikinci adı haline geldi. Zira O, faili meçhul bir maktuldü. Üstelik bu unvana anlam katan bir başka özellik vardı ki, o da Hamido cinayetinin, 12 Eylül öncesinden başlayıp 2000’li yıllara kadar uzanan faili meçhul cinayetler zincirinin ilk halkası olduğu gerçeğiydi. Hamido öldürülene kadar geçen süreçte, artık sıradanlaşan sağ-sol çatışmalarında faili belli ve rutin genç ölümleri yaşanıyorken, O’nun katledilmesi sanki bir sürecin başlangıcına dair basılan düğme olmuş, ardından tanınmış kişiler seri halde öldürülmeye başlanmıştı.

Kitabı Paylaş

KİTABI PAYLAŞARAK ÇEVRENİZE HABER VERİN.

Ahmet Dinç

Ahmet Dinç

Yazar hakkında merak ettikleriniz…

Ahmet Dinç Kitapları

Bu kitabı 85 kişi görüntüledi.